Çocuklarda alt ıslatma ve yatak ıslatma tedavisi
Günümüzde aileler bu konu hakkında psikologlardan yardım almaya utanmakta veya sorunu önemsememektedir fakat 5 çocuktan 1’i bu sorunu yaşamaktadır. Eğer çocuk 5 yaşının üstünde ve ayda en az 2 defa ve 6 yaşından sonra ayda en az 1 kez düzenli olarak altını ıslatıyorsa bir rahatsızlık söz konusudur. Bu durumda derhal bir bir uzmana danışarak profesyonel destek alınması gerekilir.
Erkeklerde alt ıslatma sorununa daha çok rastlanıyor
Alt ıslatma sorunu yaşamış çocuklarda 5-8 yaşları arasında tekrardan aynı sorun nüks edebilir. Genelde bu sorunun psikolojik olduğu düşünülse de bu sorunun sebebi fizyolojik sorunlarda olabilir. Bunu göz önüne alarak çocukta ilk başta ürolojik ve nörolojik muayeneler yapılmalıdır. Bu sorunlar genelde erkeklerde kızlardan 3 kat fazla görülür. Ebeveynlerin en büyük hatası da bu sorunun kendi kendine düzelmesini beklemektir çünkü kendi kendine düzelme oranı %5-10 arasındadır.
Tedavi için nerelere başvurabilirim?
Çocuğunuzu mutlaka çocuk ürologuna götürmeniz öneriliyor. İlk aşamada idrar tetkiki yapılıyor. Ultrasonografi, sondalı mesane filmi, ilaçlı böbrek filmi sorunun psikolojik mi, fizyolojik mi teşhisi aşamasında önemli rol oynuyor. Ayrıca Türkiye’de ilk olan, idrar kaçıran çocukların tedavi görebileceği bir merkez açıldı. Akdeniz Üniversitesi’nde yer alan Enürezis Polikliniği bu problemi yaşayan çocuklar ve aileleri için önerilen en iyi adres.
Ailelere öneriler
Aileler için en önemli önerimiz alt ıslatmanın önemli bir sorun olduğu olup ailenin bu konuda ilgilenmesi gerektiğidir.
Çocuğu bu konuda azarlamak, şiddet uygulamak, tehdit etmek gibi davranışlar doğru değildir bu çocukta ilerleyen dönemde davranış bozukluğuna yol açacaktır.
Alt ıslatan çocuklarla kesinlikle dalga geçilmemelidir.
Kısaca özetlersek çocuğunuz hastalandığında nasıl davranıyorsanız bu sorunda da aynı şekilde davranmalısınız.
Daily Telegrap’taki habere göre bilim adamları, derinin üzerindeki bakterilerin, yaralanma durumunda iltihapla mücadele önemli rol oynadığını belirlediler.
San Diego’daki California Üniversitesi’nden Dermatolog Prof. Richard Gallo başkanlığında bir ekip, fare ve insan hücreleri üzerinde yaptığı araştırmada, deri yüzeyinde bulunan stafilokok adlı bakterinin, yaralandıktan sonra oluşabilecek iltihabı önleyebildiğini saptadı.
Prof. Gallo, stafilokok bakterisinin bir öğesini iltihabı önleme mekanizmasını ilk kez kendilerinin bulduklarını söyledi.
Bu etkinin derinin dış tabakası üzerinde esas epitel hücreleri kerotinosit üzerinde etkili olan stafilokok lipoteikoik asit adlı molekül sayesinde sağlandığı belirtildi.
“Parents Outloud“ adlı bir baskı grubu, araştırmanın sağlık kaygısıyla çocukların üzerinde titremenin önlenmesi yönündeki kampanyalarına bilimsel destek sağlandığını bildirdi.
Grubun sözcüsü Margaret Morrissey, “bu araştırma ebeveynlerin, çocukların sokağa çıkıp oynamaları ve üstleri-başlarını kirletmelerinin doğal olduğunu ve sağlıklarını tehlikeye atmayacaklarını anlamalarını sağlayacağını umuyorum” dedi.
Morrissey, ebeveynlerin sürekli, çocuklarını temiz ve sağlıklı tutmak için anti bakteriyel ürünler alma yönünde bombardımana tabi tutulduğunu hatırlattı.
Toxic Childood adlı kitabın yazarı Sue Palmer’da “çocukları sarıp sarmalamanın ve mikroplarla karşılaşmalarına izin vermemenin daha zararlı olduğunu” söyledi.
Bulgular, küçükken mikroplara maruz kamanın bağışıklık sistemini alerjileri önlemede savaşa hazırladığı yönündeki önceki araştırmaları destekliyor.
“Hijyen hipotezi” daha önce, gelişmiş ülkelere giderek daha çok sayıda çocuğun egzama ve saman nezlesi gibi alerjilere yakalanmalarına açıklama getirmek için kullanılmıştı.


Tweet'te Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Digg
Delicious'a Kaydet
Stumble it
RSS Feed